5 Nisan 2020 Pazar

eğitememek

çocuklar boyama kitabı değildir. onları kendi sevdiğin renklere boyayamazsın. gök-kuşağı dendiği zaman 7 rengi anlayan değil, yalnızca ufkunu genişlettiği renkleri gören zihinleri yaratmak gerek.

eğitim süreci her zaman bir problem olarak karşımızda duruyor. bizlerin geçtiği, çocuklarımızın da geçeceği sisteme karşı çok büyük serzeniş içerisindeyiz. çözümü çok mu zor veyahut çok mu basit? istesek anında çözüme kavuşturabilir miyiz? öyle ise neden on yıllardır bu durum düzeltilemedi? ya çok zor ise? o zaman kökten bir şeyi nasıl değiştirebiliriz? yıkmak çok basittir fakat yerine bir şeyleri getirmek, düzeltmek ve daha iyisini ortaya koymak çok zordur. peki burada önemli olan nedir? sistemin içerisindeki açıklıkları değerlendirebilmek ve sistemin size sunduklarından fazlasını elde etmek. gelin bunu biraz irdeleyelim.

tüm sistemler kendi kölesini, kendi kişisini yaratmak ister. sistemlerin bütünündeki amaç; ortalaması vasat olan şeyleri ürün olarak sunmaktır. her alanda bu böyledir ve eğitimde de böyle. her sistem kendi vasatını yaratır. tüm sistemler içinde sizin sisteminiz kötü ise totaldeki sistemde vasat altı kalırsınız. konu tam olarak bundan ibarettir. sistem size bir şeyleri dikte eder ve sizde o yolda ilerlersiniz. sistemin size çizdiği yolu  takip eder ve a noktasından b noktasına ulaşırsınız. normalde b noktasına vardığınızda, b versiyon 2'ye geçerek sistemin sizi yetiştirdiği bir işle meşgul olmanız gerekirken, b noktasından bir karmaşa ile c noktasına ulaşmaya, oradan d noktasına oradan e noktasına şeklinde muazzam bir kaos ile yaşamak zorunda kalırsınız. bu kaos sizi, sistemi sorgulama, açıklarını arama, çözümlemesini yapma, sorunlarını belirleyip çözümlerini bulmak gibi durumlardan alı koyar. kaos sistemi canlı tutar. stabil akan bir sistem mutlaka değişime uğrar, bu değişimle de ya gelişir ya da yıkılır. fakat sistemin yöneticisi hiçbir zaman var olan sistemi değiştirmek, yıkmak yada geliştirmek istemez. yönetimde olmayanların isteği ve baskısı bu sistemin durumuna sonuç verdirtir, mevcut yönetim asla sistemin kaosunu durdurmak istemez. bir sistemin vasatı b+ ise o sistem ortalama olarak yüksek bir vasat yaratıyor demektir. kritik olan a+ kişi yetiştirmek değildir. dünyada ses getirmiş, bilime, sanata yön vermiş kişiler yetiştirmen çok güzel bir şey ama kritik durum şudur; a-, b+ kriterinde bir vasat yakalaman gereklidir. alanında uzman, dünyada alanında faaliyet gösteren tüm önemli şirketlere danışmanlık veren, sanat için birincil kaynak gösterilen veyahut sistemi geliştirmeye odaklı sorgulayıcı bireylerdir önemli olan. öğrenmeyi, sorgulamayı, analitik düşünmeyi, sormayı ve çözümler bulmayı içselleştirmiş bireylerdir önemli olan. bunlarla a- olursun. fakat a+ olmak... genetiğinde işin içine karıştığı, komplike bir durum. sistemin içerisinde onbinlerde 1-2 tane a+ çıkarırsın ama senin vasatın eğer c- ise... işte sistemin ne kadar berbat bir halde olduğunu kavradığın an budur.

şimdi asıl irdelememiz gereken durum hakkında biraz konuşalım... yoksa konuştuk mu? yukarıda irdelediğimizi fark ettiysen, sisteme dair kafanda bir fikir oluştuysa; bu metin amacına ulaşmıştır. artık sistemin sana neyi dayattığını ve çıkışı için öğrenmeyi öğrenecek bir birey olacaksan; bu metin amacına ulaşmıştır. ve en önemlisi, sisteme dair yalnızca kendinin değil, sistemde bulunan herkesin bunun farkına varmasına sağlayacaksan; bu metin amacına ulaşmıştır.


*bu metinde yazılan her şey kişisel bir fikirdir ve hiçbir kurum veya kuruluşu hedef almamaktadır. zan altında bırakılan hiçbir kimse yoktur.